Kararlılık

Konferanslarda değineceğim bir diğer başlığımız #Kararlılık
 
Kurbağalar bir gün yarışma düzenlemiş. Hedef; çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiç biri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş: ”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!”
 
Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırmaya devam ediyorlarmış: ”Zavallılar! hiç bir zaman başaramayacaklar!”
 
Sonunda bir tanesi hariç, hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içerisinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş; ”Bu işi nasıl başardın?” diye. O anda farkına varmışlar ki; Kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Tüketim

Konferanslarda bu dönem çokça değineceğim bir başka konu; “genç arkadaşlardaki kararlı olamama tutumu, heyecansızlık ve istikrarsızlık”
Son günlerde bulunduğum pek çok sosyal platformda karşıma çıkan bir durum var. Gençlerde heyecan yok. Kanının en çok kaynaması gereken, en çok cıvıl cıvıl olması, üretmesi, hareket etmesi gereken kitle ne yazık ki tüketim endeksli yaşayan, üretmenin zevkine zerre varamamış bir kitle haline dönüşüyor. Bu durum uzun vadede sosyal bir sorun haline gelecektir. Sizlere tabi ki bilgisayar başından kalkın elinizden telefonu bırakın demek hakkımız yok. Ancak en azından Instagram’dan başınızı kaldırın. Neden heyecan yok sizce, özellikle büyüklerden cevaplar bekliyorum. En izlenmeyen veri yapıları videolarını çekerken dahi karnımda kelebekler uçuşuyor, büyük bir şevkle yapıyorum bu işi. Youtube kitlemin ancak yüzde 1 belki 2’sini ilgilendirecek bir alanda video çeksem dahi kendimce çok büyük heyecan ve haz duyuyorum. Tüketim endeksli yaşamanın ve üretmemenin getirdiği sonuçlar olarak görüyorum bunları. Kararlı olamayan değil olmayan bir kitle var. Olamama durumu çevresel faktörlere bağlıdır ancak olmama durumu kişinin bizzat kendi elindedir. Yazılım sektöründe olan, bu işten para kazanmak isteyen bireylerin üretim çarkının bir parçası haline gelmesi şart. Üretmek zorundasınız yoksa kaybolursunuz. Ne olursa olsun; mobil aplikasyon, oyun, web sitesi, masa üstü projesi, gömülü sistem, yapay zeka ne olursa olsun hiç fark etmez ama ayakta kalmak için üretmek şart. Üretmedikçe muhtaç olursunuz. Üretmedikçe başkalarına bağlı yaşarsınız. Sistemin değil üretimin bir parçası olması gerekir. Zira sistem fast – food kültürüne endekslenmiş tüketimi empoze eden ağır bir basınç tankı şeklinde genç beyinleri ezerek onları üretmenin tadından mahrum bırakarak tıkır tıkır işliyor. Zinciri kırmak sizin elinizde. Hepinizin interneti ve bilgisayarı var. Sığınılacak son şey bahaneler olur. Başlamak için şuandan daha ideal bir zaman asla olmayacak.

Kasım 2018 Konferans Programı

  • 1 Kasım Perşembe – Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi
  • 6 Kasım Salı – Bursa Uludağ Üniversitesi
  • Gaziantep Üniversitesi 
  • Diyarbakır İbn-i Sina Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi
  • Elazığ – Fırat Üniversitesi
  • Tunceli – Munzur Üniversitesi

Ekim 2018 Konferans Programı

1 Ekim Pazartesi – Adana Çukurova Elektrik Anadolu Teknik Lisesi
1 Ekim Pazartesi – Adana Nurten Yetimoğlu Bilgisayar Anadolu Teknik Lisesi ve Anadolu Meslek Lisesi
2 Ekim Salı – Adana Kurttepe Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi
2 Ekim Salı – Adana’da bir lise daha
3 Ekim Çarşamba – Mersin’de 2 lise
13 Ekim Cumartesi – Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
17 Ekim Çarşamba – Ankara Gazi Üniversitesi
20 Ekim Cumartesi – Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi
27 Ekim Cumartesi – Ankara Türk Hava Kurumu Üniversitesi